Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

30 Eylül 2012 Pazar

İstanbul Deyince...

Biliyorsunuz 1 haftadır İstanbul'da kardeşimin yanındaydık.
İstanbul'a sık gelip gitmemize rağmen bizi hâlâ biraz yabancılar İstanbul.
Benim için sanki herşeyin ve tabi şehirlerin de bir karakteri vardır.
İstanbul, içinde çılgın bir ruh taşıyan ama bir türlü bunu dışa vuramayan, fırsatını bulduğunda da akla zarar çılgınlıkta bir hayat yaşayan, bazen herkesin kasım kasım kasıldığı bir davetten, kasıntılığı tavan yapmış bir şekilde evine dönen, eve döner dönmez de Recep İvedik tiplemesine bürünen bir "salon erkeği" gibi.
Bazen yeni yetme bir aşık, bazen de terli terli soğuk su içmiş bir yaramaz...
Ben bu İstanbul seyahatimde önce nazlı nazlı ortalarda dolanan, işveli-cilveli bir İstanbul'u ziyaret ettim.
Yani Kanlıca'ya uzandık.
Aman aman İstanbul'da bir işve, bir cilve.
Herkesin onu hayran hayran seyrettiğinin farkında; bir naz, bir niyaz...
Yüzü açık ve parlak ve mutlu ve dinlenmiş ve görkemli.
Eşlik etti bize tüm zarifliğiyle.


Güzel bir kahvaltı, biraz sahil yürüyüşü, sonra kahveler ve tabi ki iki lafın kırılan beli.


Bir keyif, bir keyif...
Ertesi gün Kadıköy'deydik.


Pek severiz Kadıköy Çarşı'da dolaşıp, kahve içip, yemek yemeleri.
Kadıköy'de olduğumuz sırada İstanbul heyecanlı bir çocuktu.


Sanki çok sevdiği, hayran olduğu aile dostları ailesini ve onu görmek için ziyarete gelmişti.
Nasıl mutluydu bu ziyaretimizden...
Sonra İstanbul uyudu, biz de onun yanına kıvrılıverdik.
Ziyaretler ziyaretler derken, dönüş günü geldi ve İstanbul kaprisli bir kadın oluverdi.
Belli ki, aslında bu kapris üzüntüsündendi.
İstemedi gitmemizi.
Anlattık ona, dedik "Ankara kendini yalnız hissetmesin, biz geliriz yine sana...".
"Zaten bensiz çok zor" bakışı attı, gözünü şöyle bir süzdü, "siz bilirsiniz" der gibi bir de burun kıvırdı, uğurladı bizi.
Şimdi Ankara'a doğru yoldayız.
İstanbul mu?
O bizi çoktan unutmuş, başkaları ile yeni aşklar yaşamaya başlamıştır bile...
Sevgilerimle...
Heyyfi...
- Posted using BlogPress from my iPad

41 yorum:

  1. İstanbul biraz işveli cilvelidir ama vefalıdır da ..Unutmaz sizi:)
    sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biliriz gerçekten de unutmadığını Beyaz Sayfam.
      Ona dönüşlerde tekrar hatırlar.
      Sevgilerimle canım...

      Sil
  2. Ne güzel anlatmışsın. Bu arada fotolar da çok hoş. Yakıyosunn ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ayucum.
      Fotoları Adosh çekti.
      Artık çekenden mi çektirenden mi bilinmez:)
      Sevgiler ..

      Sil
  3. Kanlıcada bir de yoğurt yeseydiniz keşke şöyyle pudra şekeri bol bol :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gece Kıyafeti, yedik tabi yemezmiyiz.
      Hem de pudralı pudralı :)

      Sil
  4. Vay hercai İstanbul vay...
    Oysa Ankara öyle midir? Öyle herkese boncuk dağıtmaz, ciddidir.
    Herkes Ankara'yı sevemez, Ankara 'da herkesi...
    Severse unutmaz, yol gözler.
    Tıpkı senin yolunu gözlediği gibi...
    Sevgiler...


    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah Elif'ciğim Ankara'yı nasıl da tam kafamdaki gibi tanımlamışsın.
      Gerçekten de öyledir Ankara
      Seviyorum bu şehri
      Yeni geldik eve, sanki şehir kucakladı bizi...
      Sevgilerimle canım...

      Sil
  5. Yazıya bayıldım :) Bu kadar güzel anlatılabilirdi bir gezi. Hem bakmayın siz İstanbul'un burun kıvırmasına, yine bekler sizi. Sever ziyaretçiyi :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Deniz'ciğim canım benim, beğendiğine çok ama çok sevindim.
      Biz İstanbul'la ayrı kalamayız. Biz onu o da bizi sever ama çok muhabbet tez ayrılık getirir misali, birbirimize doyamadan ayrılmamız gerekir ki bir sonraki kavuşma heyecan dolu olsun :)
      Sevgilerimle canım Deniz'ciğim...

      Sil
  6. Güzel bir İstanbul ziyareti olmuş :)

    Yazı da çok keyifli ve güzel olmuş :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğine çok sevindim Erdi.
      Gerçekten de kısa ama güzel bir gezi oldu
      Böyle kısa kısa gezileri seviyoruz, hatta dün İstanbul dönüşü birde Abant yaptık :)
      Sevgiler...

      Sil
  7. istanbul vazgeçemediğim,Ankara aklımdan çıkaramadığım,özlediğim...Deli çağlarım ankarada biraz uslu akıllı zamanlarım istanbulda geçti ve geçmekte:) aslında tam tersi beklenir..Arkadaş ne güzel demiş ankara boncuk dağıtmaz ciddidir diye deliliğe hernekadar yakışmasada özlüyorum caddelerini ve dalıp dalıp gittiğim gecelerini..bak şimdi akşam akşam nerelere gittim..burda keselim derim..çok güzel bir gezi olmuş ve süper hissiyatla anlatmışsın..yine bekleriz...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ankara'ya bekleriz tekrar mor puanlım, pembe çoraplım:)
      Her şehrin gerçekten bir tarzı ve karakteristiği var.
      O şehre gidince de ona uymakta fayda var.
      Gerçekten Elif doğru söylüyor, Ankara'yı ya seversin yada sevmezsin onun için de aynı şey geçerli tabi.
      Sevgilerimle arkadaşım...

      Sil
  8. İstanbul birlikte yaşanılması imkansız ama onsuz da yapılamayan nazlı mı nazlı bir aşk masalı:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel özetlemişsin Kitap Eylemcisi.
      Ne onunla ne onsuz olmuyor.
      Çağırır yine yakın zamanda bizi :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  9. ne güzel anlatmışsın canım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mazes'im, canım beğendiğine sevindim.
      İstanbul, İstanbul olmasaydı bu kadar çok şey onun için yazılabilirmiydi?
      Sevgilerimle canım...

      Sil
  10. Çok özledim İstanbulu, okudum ve böyle hissettim çok güzel yazmışsınn:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğine çok sevindim Zeynep.
      İstanbul özlemi başka birşey :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  11. ne kadar keyifliydi istanbul'u senden okumak...
    yine bekliyormuş sizi, ben bilmem martılar öyle diyormuş:))
    sevgilerimle

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Martılardan geldiyse bu bilgi tamam demektir, en kısa sürede İstanbul'a gelinecektir efendim.
      İstanbul'a selam olsun:)
      Sevgilerimle canm...

      Sil
  12. Nasıl güzel anlatmışsın öyle benim yaşadığım şehri:)
    İstanbul postlarını şimdi okuyorum ben bilmiyordum buralarda olacağını seni görmek isterdim sarılmak isterdim dostca,arkadaşca,kardeşce sana

    YanıtlayınSil
  13. Şirin yılların en şirini, ben de ne çok isterdim seni görüp konuşmayı, karşılıklı kahveler içip iki lafın belini kırmayı.
    Artık bir sonraki gelişimde mutlaka önceden haberleşiriz ve bir program yaparız canım şirinim benim.
    Sevgiler canım...

    YanıtlayınSil
  14. İstanbul dünyanın belki de en güzel şehri. Ama İstanbul'u yaşamak için tek şart var. Paranız olacak. Çalışan insanlar için kabus. İstanbul'da oturup Gebze'de çalışan dostlarımız var. Düşünün günde 4 saat yolda geçiyor. Akşam yemek, sonra tv. karşısında sızmak. tabi bu bahsettiğimiz İstanbul olmuyor. Birde Ankara'lılar siz kabul etmiyorsunuz :))) ama deniz bağımlılık yapıyor. Ben Boğaz'da oturuyorum, İstanbul'un denize uzak bir semtine gittiğim zaman moralim hemen bozuluyor, huzursuz oluyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet İlhan biliyorum bazı kişiler için deniz olmazsa olmaz. Ben hiç aramam bile...
      Gerçi Karadeniz'de geçti çocukluğum ama yinede denizle aram pek iyi değil...
      Ama seni de alıyorum :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  15. Ne güzel anlatmışısn İstanbul'u, Kadıköy'ü; özledim oraları.
    Sevgiler canım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul için sanırım hekesin söyleyebileceği birşeyleri var. Bu yazıda da benden bunlar döküldü. Beğenmene çok sevindim.
      Sevgiler...

      Sil
  16. güzeldir istanbul,taksim,ortaköy,kızkulesi,bebek,emirgan,galata vs vs vs.tadını çıkararak gezersen güzeldir.ufak şeylerle mutlu olmasını becerebiliyosan güzeldir.güzeldir işte.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru şeyler yazmışsın Balböcüğüm.
      Başkadır İstanbul :)
      Sevgiler...

      Sil
  17. Liseli yıllarını Ankara'da yaşamış ben ,İstanbul'a döndüğümde buranın cazibesine kapılsamda Ankara'yı hep özlemiş ve hasret duymuşumdur.Onun için seninle de kocaman sevgi ve selamlar gönderiyorum gençlik şehrime..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mehtap'cığım sevgi ve selamların Ankara'ya gönderildi.
      Ankara'dan da sana kocaman sevgi ve selamlar :)

      Sil
  18. Hoş bir İstanbul yazısı:) Daha dün İstanbul'dan taşınan bir aile ile muhabbet ettik. Yaşarken ne kadar da vakit kaybettiklerinden, boşa harcanan zamandan bahsettiler.
    Gezmek için bu kadar şey sunan başka şehir yok Türkiye'de. Bu kadar da zor. Tam bir çelişki şehri İstanbul!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğendiğine sevindim Semi. İstanbul çok özel bir şehir. Ne mutlu bize...
      Sevgilerimle...

      Sil
  19. İstanbul çok yaşanısı bir şehir elbett
    Ama şikayet etmeyecekseniz sabırlıysanız ve çok aşıksanız size kalbini açar
    Yoksa adamı yutar :)))

    Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))))
      Evet nunu'cuğum bizi de yutmasın diye Ankara'ya sığındık :))
      Sevgierimle...

      Sil
  20. İstanbul gezilecek görülecek pek çok yere sahip gerçektende her türlü manzarayı insanı, güzelliği ve çirkinliği içinde barındıran bir şehir.Oraya ayak uydurmak her kesin harcı değil..Her gittiğimde o kadar farklı ve sıra dışı manzaralarla karşılaştım ki anlatamam. Ama Ankara çok vefalıdır, sevecendir öyle istanbul gibi çok seçeneği olmasa da onu çocukluğumdan beridir hiç bırakamadım o da bizi..sakın yanlış anlamayın güzelliklerin yanında o kadar çok acizlik çirkinlikle karşılaştım ki oraya gelip yerleşerek geçim derdine düşen insanların nasıl bir değişime uğradığına tanık oldum. Tabiri caizse İstanbul zıvanadan çıkmış. ha bunun yanında çok güzel semtlerinde çok iyi bir gelirle yaşayan da çok.. Büyük söylemeyeyim ama Ankarasız yapamam gider gezerim geçici kalırım ama illede Ankara derim. Aslında her şehrimiz her köşemiz o kadar güzel ki onu kötü yapan hor kullanan yine bizleriz.öyle dğil mi kocaman sevgiler..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sana katılıyorum Şükran. Ben de Ankara olmadan yapamam sanırım. Ben Ankara'da Çayyolunda oturuyorum ve oraya aşığım. Varsa yoksa Ankara :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  21. senin için küçük bir ödülüm var :)
    buraya tıklarmısın http://x-madame.blogspot.com/2012/10/odul.html

    buarada istanbula kişilik katarak şairane bir uslupla çok güzel anlatmışsın...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Beğendiğine çok sevindim.
      İstanbul insanı şair insan yapıyor güzelliğiyle :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  22. Ne güzel bir gezi olmuş biz istanbulda olduğumuz halde bu kadar gezemiyoruz

    YanıtlayınSil