Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

17 Eylül 2012 Pazartesi

Fotoğraf Albümlerimden, Paris

Paris'e birkaç kez gitmişliğim var ve bu gidişlerimden elde ettiğim ilk tecrübe şudur ki, eğer sevdiğinizle gidiyor ve romantizm bekliyorsanız aman ha öyle 40 kişilik bir arkadaş grubu ile gitmeyiniz.
Hemen sebepleri ile açıklayayım;
Eiffel Kulesine çıkıyorsunuz, tüm Paris bütün romantizmi ve görsel efektleri ile karşınızda, siz tam sevgili ile sarılıp seyre dalacaksınız ki gruptan bir arkadaşınız sesleniyor: "Aaaaaa şunu gördün mü?", "Bak bak, şurası bilmem neresiymiş!.."
Romantizm nerede?
Az önce çıktılar kendileri...
Paris'te en çok keyif aldığım şey, cadde kenarındaki kafelerde, küçücük masa ve sandalyelerde oturup sandviç yemek ve çay içmek.
Burada oturup şık şık gezen Fransız hanımlar ve beyleri gözlemlemek çok keyifli oluyor.
Ve tabi ki mutlaka krep yemelisiniz. İçine de çikolata ilave ettirdiniz mi tamamdır, böylece Paris daha da bir anlam kazanıyor :)
Bazı şeyler vardır ki, gittiğiniz yerlerde bunları yapmazsanız ve döndüğünüzde şunu yaptın mı diye sorduklarında "hayır" cevabı verirseniz, yüz kızartıcı suç işlemişsiniz gibi bakılmasını da göze alıyorsunuz demektir.
Sacre Coeur Bazilikası bunlardan biri. Hele ki oraya gidip de önündeki merdivenlerde fotoğraf çektirmeden dönerseniz, hayatta bazı riskleri göze alabilecek kadar cesursunuz demektir. (Bu arada fotoğrafta romantik(!) Paris gezisi grubumuzu görebilirsiniz).


Bu arada tabi ki Eiffel'li anahtarlıklar, cüzdanlar, tişörtler mutlaka alınacak ki; memlekete döndükten sonra bunları kullanıp Paris'te olduğumuzu dosta düşmana duyuracağız.
Arkadaşlarımdan biri oradan çok güzel bir bluz aldı ve döndüğümüzde aynısını sosyete Pazarı'nda gördük :)
Ve bu olaydan da şöyle bir sonuca ulaştık: 'Parisliler çok sosyetikler.'


Bu resim bir akşam eğlencesinden.
Evet, tabi ki mavili olan benim. Sanki grubun solisti gibi görünüyorum değil mi?


Veee Paris gecelerine akmaya devam. Muhteşem bir revüydü.
Paris'e gittiğinizde gezip görebileceğiniz çok yer var.
İkinci gidişimde Disneyland'e de gittik. Çocuklar gibi şendik. Masal kitabına girip, kitabın kahramanı oluyorsunuz sanki. Tabi bu arada adrenalinin tavan yaptığı anlarda sizin farketmeyeceğiniz şekilde, korkudan verebileceğiniz en berbat pozu verdiğiniz bir anda resminizi çekiveriyorlar. Bu resimlerde genellikle korkudan 5 karış açılmış gözleriniz ve ağzınız çıkıyor. Yani öyle çok fotojenik bir sonuç beklemeyiniz.
Ama tabii ne kadar iğrenç çıksanızda bu fotoyu da alıyorsunuz.
Neden?
Çünkü memlekete dönünce, ben Disneyland'e gittim ve orada da çok korktum, üstüne de tonla para verdim diyebilmek için :)
Neyse artık bitirelim.
Tekrar Paris'e gidecek olursam yanımda götüreceğim 3 şey:
1- Yine de 40 kişilik grubum,
2- Revü kızları için birer nazar boncuğu,
3- " Bende var, gerek yok almaya" diyebilmek için önceden bana sattıkları korku filmi karakteri görünümlü fotoğraflarım.
Bir sonraki durağımız Singapur olacak.
Sevgilerimle...

Heyyfi...

- Posted using BlogPress from my iPad

17 yorum:

  1. Kısmet olursa bu sene inşallah..Kızımla romantik bir tatil yapmayı planlamaktayım Disneyde..:):)Yazını oldukça ilgiyle okudum..Teşekkürler..Singapuruda bekliyorum..Bu arada bi çay daha alabilirmiyim size zahmet olmazsa eğer..Çok lezzetli geldi de..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğrafları bekliyoruz bu romantik tatilin :)
      Ah beyaz sayfam, çayım her daim var.
      Beli kırılacak lafımız da olduktan sonra...
      Sevgilerimle...

      Sil
  2. Ülkem insanı paris' i su yolu yapmış ne güzel. eski zamanlar da bi şehirden bi şehire gitmek meseleyken şimdi...

    paris'te aşık olmamak zor iki gözüm diye bi şarkı bekliyoruz artık :))

    şaka yavv, kızma

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim sevgili arkadaşım Cem, tam da senin deyiminle aksi adam gitmiş, güzel güzel yorum yazan Cem kardeşim gelmiş derken, yorumunun sonuna eklediğin kızma uyarısıyla rahatladım :) Anladım ki kızmamı gerektirecek bir duyguyla yazmışsın :)
      Seni böyle seviyoruz.
      Sen böyle kal ki yazılarından keyif alabilelim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  3. Benim solist arkadaşım :) Gerçekten çok güzel anıların var. Bazilikanın merdivenlerindeki grup fotosu çok hoşuma gitti. Şimdi merak ettim google'dan baktım, muhteşem bir yapı.

    Singapur'u bekliyoruz efenim :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Benim kibar arkadaşım :) evet evet farkındayım, bazilikayı, bazalika olarak yazmışım. Düzelecek :)
      Bu arada ekimin ilk hafta sonu gibi geliyorum sanırım İzmir'e. Giyerim resimdeki gibi mavi elbiseyi bir de türkü çığırırım sana...
      Gerçi muhtemelen ondan sonra depresif değil, duyu kaybına uğramış ayucuk olursun. Bu bir tehditti :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  4. çayını içtim,resimlere baktım,yazını okudum,güzel vakit geçirdiğin için candan sevindim .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mazes'immmm, nerelerdesin sen yahu.
      Özledim seniiii.
      Benim örgü vakitlerim yaklaştı vallahi. Alıp geliyorum yünlerimi yanına :)
      Sevgilerimle...

      Sil
    2. galiba depresiyondayım,haberlere baktıkça...kızım da ığıdırda ...kime üzüleceğime şaşırdım,kitap okuyorum,yani gerçeklerden kaçmak istiyorum ,ama geceler,şu geceler ...

      Sil
  5. eger mavili benim demesen seni solist sanmistim hakkaten ahahah:)) parise gitmedim ama cok buyulu bir havasi varmis gibi geliyor bana nedense oraya hakkaten kocisle gidilip doyasiya yasanmaliymis gibi geliyor ama nedendir bilmem:)) bakalim onumuzdeki bahara kismetse:)

    YanıtlayınSil
  6. Evet essracığım, mavili benim demesem ben bile kendimi solist sanırdım :)
    Yanımdaki de kocam dersem asıl o zaman kopardın herhalde. Şaka şaka kocam fotoğrafı çeken :)
    Paris'e mutlaka gidin derim eşinle. İsterseniz 40 kişilik grup ta temin edebilirim sizin için :)
    Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  7. Mavilim , seyyahım , solistim sen de, anlatımında çoook tatlı:)
    Arkadaşım senin o gezi grubu dediğin mevcut , bazı köylerin nüfüsundan fazlaymış.
    Hem öyle romantik bir gezi yapsaydın , bizimle paylaşacağın şey daha az olurdu, değil mi ama...
    Öptüm canım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Vallahi haklısın Elif'im :)
      Ben de bakınca orda bir köy var uzakta diyesim geldi.
      Romantik tatil olsaydı, o zaman birkaç post olabilirdi :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  8. Banane banane bende sevgilimlen gitmek istiyorum ama;(
    Ağlıyayı mı şimdi haa ağlıyayım mı;(

    He sölemeden edemiycem benim kurabiyem güzel seninde çayın enfes olmuşbu akşam
    =)

    YanıtlayınSil
  9. Oy oy oy, Şipşirinim sakın ağlama sen. Kıyamam sana.
    Beraberce gideriz inşallah birgün.
    Zaten bir hayalim var.
    Çok önceden belirlenmiş bir tarihte blogerlar tatili yapmak. Yurtiçi yada yurtdışı.
    Nasıl olur?
    Sevgilini de getirirsin işte.
    40 kişide biz. Romantizm tavan yapar :)
    Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  10. Paris tekrar tekrar gidilesi bir şehir gerçekten de...

    sadece kot,bot/sandalet,
    tişört/kazak giysileriyle seyahat eden biri olarak
    o mavi kıyafete şaştım kaldım:)
    sevgiler....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısın Cepaynası.
      Biz de genellikle senin tarifin gibi sırt çantalarımız ile gideriz. Fakat bu Paris seyahati öncesi, katılacağımız özel bir gece olduğunu biliyorduk ve hazırlklı gitmiştik :)
      Sevgilerimle...

      Sil