Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

20 Eylül 2012 Perşembe

Bir Zamanlar...

Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma,
Unutursan küserim,
Gözlerinden öperim.

S eviyorum ama kimi
E n tatlı birisini,
N asıl anlatsam bilmem,
İ lk harflerinden belli.

"Bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye başlayan hatıra yazıları...


Erol Evgin, Tarık Akan... gibi sanatçılara duyulan derin aşk dönemlerini hatırlayanlar, belli ki aynı kuşak çocuklarıyız :) Bu dönemleri hatırlayıp yüzünüzde bir tebessüm olduysa, haydi bu hatıraların sizde yaşattığı ilk duyguyu paylaşın :)
Sevgilerimle...

Heyyfi...

- Posted using BlogPress from my iPad

20 yorum:

  1. ayyy bir an geçmişe gittim ya:) bir de anket defterleri vardı resimler yapıştırılır 100e yakın soru hazırlanır şimdi sanırım bunlar pek kalmadı ama hatırlatman güzel oldu biran çocukluğuma döndüm sayende:)

    YanıtlayınSil
  2. Evet gerçekten tam anlamıyla "hatıra" oldular :)
    Bir de aynı şeyleri herkes birbirine yazardı.
    Hemen hemen ne yazılacağını bildiğimiz halde her sene heyacanla defterlerimizi alır, yazdırırdık.
    Keyifli günlerdi :)
    Sevgilerimle...

    YanıtlayınSil
  3. 1989 yılından beri Türkiyede yaşıyorum,bizde de vardı öyle özel defterler ,leksikon derdik.Sanırım 1975 yılında Semiha Yankı konser verecekti yaşadığım şehirde ,o gün elektrikleri kestiler ,küçük kızımın adını Semiha koydum,burada doğdu.
    Geçmişe daldım günaydın demeyi unuttum,GÜNAYDINLAR CANIM.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Mazes'im, sen ne kadar sürprizlerle dolusun :)
      O dönemlerde nerede yaşadığını merak ettim doğrusu.
      Semiha'ya selamlar, sevgiler...

      Sil
    2. 1989 yılında zorunlu bulgaristandan göç edenlerdenim,isimlerimizi değiştirmek için sırtımda silahla belediye binasına götürenlerdenim ,bir daha büyüdüm ülkeye asla gitmek istemeyenlerdenim .

      Sil
    3. Mazes'im canım benim.
      Yaşadıklarımız bir şekilde bize birşeyler öğretiyor.
      Tanımak isteyeceğim kişiliklerden birisin canım :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  4. Yüzümde bir tebessüm oluverdi Heyyficim. Ne güzel günlerdi onlar. Sabah saat 10:00'da radyo tiyatroları dinlemeler, kasetçalar, kartpostal ve mektup yollamalar...

    Ama eskinin güzelliği, insanların masum oluşundaydı sanırım.

    Bir büyüdük ve kirlendi dünya :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet ayucuğum hatırlıyorum arkası yarınları. Çok heyecanlıydı. Merakla ertesi günü beklerdik.
      O bahsettiğin kasetler bende hala duruyor :)
      Mektup yazmak ve beklemekte güzeldi.
      Evet biz büyüdük, sadece dünya gelişti, değişti.
      Sevgilerimle ayu'cuğum...

      Sil
  5. Ben de kocaman bir G hatırlıyorum. Tek bir kocaman G yapıp yanına "ünün ününden üzel eçsin" yazılırdı :)

    Aslında benim defterlerim duruyor ama çıkartsam yer yerinden oynar !

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Süper bir haber bu hala var olan defter :)
      Alıntılar bekliyoruz oradan.
      Aslında ne güzel dileklermiş değil mi.
      Günün gününden güzel geçsin :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  6. Ay evet ..Benimde vardı öyle bi hatıra defterim :):)Anımsadım şimdi :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Her sene düzenli alınırdı bu defterler ve sene sonunda sınıfta elden ele geçerdi.
      Genelde de hep aynı şeyler yazılırdı.
      Gülümsedim bak şimdi :)
      Bana kalbin kadar beyaz bu sayfayı ayırdığın için ....
      Bu başlangıç sana gelsin sayfaların en beyazı :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  7. Önce tek ayağımı kaldırayım.
    Sonra ;
    Hiiiiiiiiiiiç bilmem öyle şeyleri,
    bana kalbin kadar ayırdığın bu temiz sayfaları, benden öncekiler ne yazmış diye çaktırmadan göz atmaları,
    tekerlemeleri,
    oyunlara sayışmayla başlamaları,
    sek sek oyunlarını,
    ip atlamalarını,
    dizlerimizin yaralanmasını,
    hava kararmasına rağmen sokakta oyuna dalmaları,
    arkası yarınları,
    sabah haberlerinden sonra açık unutulan radyodaki yurttan sesler korosunu,
    televizyonun İstiklal Marşı'mız ve bayrak çekme töreniyle açılıp kapanmasını,
    pazar günkü kovboy filmlerini,
    horoz şekerlerini,
    leblebi tozlarını,
    siyah önlükleri,
    beyaz yakaları,
    hiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiç bilmem,
    küçüğüm ben küçüğüm, küçüğüm ben küçüğüm.
    Öptüm canım:)

    YanıtlayınSil
  8. Elif'im yaaa, ne tatlısın. Demek bir de üstüne üstlük küçüksün :)
    Leblebi tozunu ağzımıza alır, sonra arkadaşımızın karşısına geçer " Yusufffff" derdik. Tabii leblebi tozları da karşıdakinin yüzüne yapışırdı :)

    YanıtlayınSil
  9. evet ne güzel günlermiş meğer

    YanıtlayınSil
  10. Çay simit ikilisine ben de bayılırım hele bir dostla paylaşılanı ne de sıcak...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yaşam dilimleri öncelikle hoş geldin. Renklendirdin sayfamızı :)
      Bu arada çay, simit birde en samimisinden br dost sohbeti kadar huzurlu ne olur ki?
      Sevgilerimle :)

      Sil
    2. Bu arada Basit Yaşamak şiiri Yalçın Ergir'indir. Nedense internette Nazım Hikmet'e ait olduğu gibi yanlış bir kanı vardır.
      Zaten şiire bakarsanız günümüz teknolojilerinden bahseder :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  11. Benim ilk aklıma gelen müzik kasetlerimizi ileri veya geri sarmak için kalemle elimizde çevirirdik. Bazen sarardı bazende o dönemin hit parçalarından kaset doldurtup parça başlarınada anonos koydururduk. :) Birde Pinokyo bisikletim tabiki...:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet pinokya bisikleti hatırlıyorum.
      Harika günlerdi.
      İlk bisiklete binmeyi öğrenirken bir miktar kaktüsün üzerine düşmüştüm. Korktuğum için de ağlayamamıştım bile :)
      Geçmiş anılarım tazelendi...
      Sevgilerimle...

      Sil