Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

6 Kasım 2012 Salı

YANLIŞLIKLA OLDU...

Sizlere bugün yansıtmak istediğim "dünya halleri" çok sevdiğim birinin başından geçen gerçek bir hikayedir.


Okulu bitirmesi için staj yapması gerekiyordu. İlgili kurum seçildi, başvurular yapıldı ve stajın ilk günü geldi çattı. Yeni stajyer kız, sarı saçlı, dikkat çekici, güzelceydi. Daha ilk gün dikkat çekmeye başlamıştı bile. Fakat onun dikkatini gayet sıradan görünen, bakıldığında hiçbir çekiciliği olmayan, kurumun belki de en cüsseli burnuna sahip mühendisi çekmişti. Bu ilgisi karşılıksız değildi. Koridorda, yemekhanede her karşılaştıklarında birbirlerine bakıyorlar ve sadece onların görebildiği şimşekler çakıyordu her yerde. Kalpleri hızla çarpıyor, o ânın bitmesini hiç istemiyorlardı. Tüm bunlara rağmen henüz hiç konuşmamışlar, selamlaşmamışlardı bile. Her ikisi de sabahı zor ediyor birbirlerini görecekleri için kalplerinde kelebekler uçuşup heyecan duyuyorlardı.
Birbirlerini görmeden geçen kocaman bir haftasonundan sonra pazartesi sabahı gelip çattı. En yakışan kıyafetler seçildi. En etkileyici bakış çalışmaları yapıldı aynanın karşısında.
Kuruma geldiler.
Biriken işlerden dolayı yoğunluk vardı ve birbirlerini göremediler.
Saat 12:00 oldu ve öğle yemeği için yemekhaneye çıktılar.
Kız siyah pantalon ceket takımı, beyaz gömleği, topuklu siyah ayakkabıları ile ciddi, bir o kadar da çekici görünüyordu. Sarı saçları omuzlarına düşmüş, güzel yüzüne çerçeve olmuştu sanki.
Mühendis yemekhaneye geldiğinde stajyerin tam karşısındaki masaya, onu rahatlıkla görebileceği bir yere oturdu. Kıza baktı. Ne kadar da masum ve bakmaya doyulmayan bir güzelliği var diye düşündü.
O gün yemekte tavuk pilav ve salata vardı.
Kız karşısına oturan rüyalarının erkeğini görünce, en zarif halleriyle salatasıdan bir çatal aldı. Birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı. O soğuk yemekhane, onlar için romantik bir müzik eşliğinde çok şık bir restoranda yenen bir yemek kıvamındaydı. Ta ki salata içindeki acı sivri biberi zavallı stajyer ısırıncaya kadar.
Kız ne zaman acı biber yese onu hıçkırık tutardı.
Tam romantik bir bakışma arasında o zarif kızdan kocaman bir "hıcckkk" sesi çıktı.
Sonra mı?
Müzik durdu.
Restoran yemekhaneye döndü.
Prenses kurbağaya, prens de ormanına döndü.
Bu hikayeden çıkan sonuç: Salata yaparken yada yerken dil ucuyla biber kontrol edilip ondan sonra salataya doğranmalı :)
Romantizminiz bol olsun dostlar...
Sevgilerimle...
Heyyfi...
- Posted using BlogPress from my iPad

41 yorum:

  1. Ama en heyecanlı yerinde bıraktın, sonra n'olmuş? Ben çocuğun yerinde olsam kendimi tutamaz kıkırdardım. Ama erkekler kıkırdamaz(?).

    Benim de romantik anlarımın bir anda kara komediye döndüğü çok olur bu arada:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bildiğim kadarıyla, bir süre çıktılar. Sonra bitti :)
      Salatada her biber yediğimde aklıma bu hikaye gelir.
      Aman dikkat :)))
      Sevgilerimle Karadutum...

      Sil
  2. Aaaa ama ayıp etmiş mühendis abimiz :S
    Ben mutlu son bekliyodum amaa Heyyfimmm :)
    Neyse dersimizi aldık en azından :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son mutlu oldu aslında ama sonra bitti. Arkadaşım şu anda başka biriyle evli ve çok mutlu...
      Biber de yiyor. Hıçkırsa bile kocası bunu dert etmez sanırım :)))
      Sevgiler canım Deniz'im...

      Sil
    2. :) Güzel o halde.

      Sil
  3. Tüh keşke biber girmeseydi devreye:) Hikayeyi okuyunca kendimle ilgili bir anım geldi heyyficim aklıma eşimle ilk tanışmam bu şekilde işyerinde olmuş ve ilk yemekhane maceramızda da yemek tepsisini üzerime dökmüştüm neyse ki bizim hikayemizde o anı gülerek hatırlıyacağımız mutlu bir son var öpüyorum canım sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Arzu'cuğum, süperrr. Senin hikayeni de yazmak gerek birgün :))
      Bizimkilerin maalesef bir anı oldu sonları.
      Bu arada sizin hikayeniz de keyifli görünüyor.
      Çok romantik :))
      Sevgiler canım Arzu'm...

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Hem de ne komik. Bu arada, olay kahramanı kişiyi de bir görsen, kafanda daha da komikleşir durum :))
      Beğendiğine sevindim Cepaynası. Sevgilerimle...

      Sil
  5. Hahaha cok guzel bir hikaye..anlasilan arkadasinin basindan gecmis,guzel hatirlanacak ,anilacak bir ani olmus sonunda baskasi ile mutluluk olsada:) paylasimina saglik canim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Dost, düşünsene hiç beklemediğin bir anda hıcckk diye bir ses. İnsan ne fena olur sanırım :)
      Böyle anlar var gerçekten, yani romantizmin yerle bir olduğu... :)
      Sevgilerimle Dost'um...

      Sil
  6. Heh heee hiç bu şekilde biteceğini düşünmemiştim. Romantizm bekliyordum ama al sana romantizm :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son satırlara kadar peri masalı gibiydi değil mi?
      :))))
      Ayucum, romantik anlar geçicidir. Komik anlar kalıcıdır. Bu hikayeden bu sonuç çıkar azizim:)))
      Sevgilerimle canım ayucum.
      Bu arada en kısa sürede Ayu Nazik yemeği yapacağım :))

      Sil
  7. sen çok yaşa canım,acı biber tatlı son getirmemiş .

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))))
      Evet Mazes'im. Getirmemiş.
      Belki de getirmiştir. Yani eğer ilişkileri devam etseydi şimdiki mutlu yuvası olmayacaktı.
      Acı biber, tatlı sos olmuş...
      Canım arkadaşım , yakında oradayız. Arayacağım seni...
      Sevgiler...

      Sil
  8. Hıkkkk:)))))Hay Allah yaa, yalnız o çocuk da bir hıçkırıkla sarışın güzelimizi bırakacaksa yuh yani:))))alt tarafı hıçkırık hepimize olabilir:))
    teşekkürler canım
    sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok yok, bırakmadı zaten. Epey bir sürdü ilişkileri. Sonra çıktı biberin acısı anlayacağın :))))
      Benden de kocaman sevgiler canım arkadaşım...

      Sil
  9. aaaaaa ben sonunda bişi bekliyodum ne yani acı biber onları ayırdımı şimdi) naaaaaaayır bi daha eve biber almicim çünkü bende acı yiyince hıçkırık tutuyo.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Korkma canım. Hemen ayrılmadılar. Bir süre devam ettiler. Sonra herkes yoluna gitti :))
      Demem o ki sen yine evine acı biber al arkadaşım.
      Eşin seni hıçkırığınla kabul etmiş :))
      Sevgiler canım...

      Sil
  10. Beni de acı yeşil biber yiyince hıçkırık tutuyor. Komik, romantik ve sempatik bir hikayeymiş, eski Türk filmleri gibi:)
    Sevgiler gönderiyorum:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu blogda doğal olarak yapılmış olan, ankete göre, genel durum, acı biber hıçkırtıyor. Ben de hıçkırırım bu arada.
      Demekki Elif'im, dikkat edeceğiz. Romantik anları komik anlara dönüştürmemek için:))
      Kocaman sevgiler canım Elif'ciğim...

      Sil
  11. Heyyfi yeni yayinin yoksada her aksam sayfana geliyorum, nedenmi su cayla simitin kocaman resmini gormek icin...Off ya nasil ozledim simidi sokak saticisindan alinan bol susamli citir simidi off..Evde denedim bir iki ayni tat olmadi, burada Turk bakkalinda var ama oda sosyete simidimi ne denir ya o tarz yapiyor kim yapiyorsa,bizim sismitlerin tadinda degil:( neyse canim..sen suan misil misil uykudasindir :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım Dost'um, canım arkadaşım; nasıl içimde şöyle ılık birşey aktı anlatamam. Keşke elimden gelse de, elimde sıcacık simitlerle kapını çalsam, taze çayın var mı desem. Keşke buradan gönderilebilecek birşey olsa da sana gönderebilsem canım arkadaşım. İçim bir kötü oldu şimdi.
      Şimdi bana sen bir söz ver. Türkiye'ye geldiğinde, yolun Ankara'dan geçerse, mutlaka haber ver. Seninle çay demleyip, çıtır simit ve peynir partisi yapalım. İki lafın da belini kıralım. Çok da ciddiyim bu konuda.
      Sıcacık simit gönderemedim sana ama, sıcacık duygularımı yolluyorum canım ...
      Sevgilerimle...

      Sil
  12. Hem duygulandım, hem gülümsedim çok güzel yazmışsın. Bir de tavuk, pilav, salataya takındım.:)) Ben de bir gariplik var di mi? Bu güzel hikayeyi kabusa çeviren acı biber kadar kötü benim düşüncem de.:))) Ama yemek saati çoktan geçmiş haklıyım aslında. Sevgiyle kal.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Seni çok iyi anlıyorum İlhan. Ben de sana ve diğer yemek bloglarına uğradığımda, acıkıyorum ve aklımda genellikle yemekler uçuşarak, yatıyorum :)
      İlginç olan yemek bloğu olmadığım halde, sadece yemeklerin isimleri bile bunu sağlayabiliyor demek ki. Bir de sizlere ziyarete gelen bizleri bir düşün. Sizlerin bloğuna tok gelmek lazım. Yoksa beden ölçüleri değişebilir :)
      Bu arada yazıyı beğenmene çok sevindim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  13. yüzümdeki gülümseme sebebin olduğun için teşekkürler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Böyle birşeye sebep olma şansım olduysa ne mutlu bana.
      Çok sevindim gerçekten :)
      Sevgilerimle...

      Sil
  14. Canim Heyyfi sende beni duygulandirdin..geldigimde sayet Ankaraya gelirsem mutlaka ama mutlaka haber verecegim sana..bundan emin olabilirsin..cok tesekkur ederim..bloglardan -tanismadan- boyle guzel dostluklar olmasi boyle guzel can sozler duyulmasi ne kadar guzel ve duygulandirici ..sagol arkadasim..sevgiyle kal.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım Dost'um, yazını okurken, sıcak yüreğini ve güzel duygularını o kadar yoğun hissettim ki. Çok mutluyum seninle bu şekilde de olsa tanışabildiğim için. Ankara'ya gelebilmeni çok ama çok istiyorum. Nasıl keyifli keyifli, iki lafın belini kırarız. Tabiki simit ve taze demlenmiş çay eşliğinde. Bak çok heyecanlandım şimdi :)
      Sabırsızlıkla buraya gelme haberini bekliyor olacağım canım Dost'um. Kocaman kocaman sevgilerimi gönderiyorum canım...

      Sil
  15. ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE CANIM
    SEVGİLER

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevgili Hayat Paylaştıkça, beğenmiş olmana o kadar çok sevindim ki. Sizlerden böyle güzel yorumlar gelince inan ki daha bir keyifle yazıyorum :)
      Çok çok teşekkür ederim...
      Sevgilerimle...

      Sil
  16. Heyyfi cim gunun guzel gecsin diyorum, gerci Turkiyede aksam olmak uzere ama ..olsun gecen ve haftan guzel gecsin..cayin bol, simit in eksik olmasin:)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sevgili Dost'um. Ne kadar iyi geldi mesajın. Çok yoğun bir dönemde olduğum için yeni yazılar yayınlayamıyorum ama senin yeni yazı olmaksızın bile yaptığın bu ziyaretler o kadar iyi geliyor ki bana anlatamam. Hemen yüzümde bir gülümseme beliriyor ve mutlu oluyorum.
      Çayım hep var simitler taze. Asıl önemlisi yanındaki sohbet ve eşlik eden dostlar. Hayatta başka ne lazım ki değil mi?:))
      Sen hep gel arkadaşım. Gel ki çayımın da simidiminde bir anlamı olsun.
      Sımsıcak sarılıyorum sana canım Dost'um...

      Sil
  17. :) hani mutlu sonn :) tühh üzüldüm bak şimdi... bence o sarışın kız artık değil biber salata da yemicek :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)))
      Meraklanmayın, her ikisi de mutlu hayatlarından. En azından Sarışını tanıdığım için biliyorum.
      Ayrı ayrı yollara gittiler ama mutlular...
      Sevgilerimle...

      Sil
  18. :)))ay ne güldüm:)) nasıl mest olmuş şekilde okuyordum bu romantik hikayeyi anlatamam canım :))acı biber tüm romantizmi mahvetti :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahhh bu acı biberler Sevil'ciğim, romantizmin katilleri ::))))
      Boşver, sonu romantik bitseydi sıradan olurdu zaten :)
      Biberli iyi oldu iyi...
      sevgilerimle canım arkadaşım...

      Sil
  19. Heyecanla okurken,olmadı,sonunu merak ettim.
    sevgilerle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sonu, mutlu son tabiki.
      Ama ayrı ayrı yollarda:))
      Bu arada bloğuna bayıldım. Takipteyim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  20. :)))))yaaaa tam romantic mod dedim sonunda koptum.bole abzurtlukler esimle asimiza cok gelir mumdan sac yakma kafa kafa carpsma vs vs :))))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Coco, sendeki çılgın ruh, belli zaten. Bayılıyorum yazılarına. Zaten senden de tek başına romantizm beklenemezdi. Mutlaka bir aykırılığı olmalı ama değil mi :))))
      Yeni paylaşımlarını bekliyoruz.
      Sevgilerimle...

      Sil