Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Mesajlar bize hep " bip bip" sesleriyle mi gelir?

Sanmam.
Evet, sık sık telefonlarımıza dostlardan, mağazalardan, bankalardan, vs. mesajlar gelir. Bu mesajlar, bip bip sesleriyle kendilerini bize duyururlar.
Benim burada söz konusu edeceğim mesajlar, geldiklerini belli etmiyorlar.
Anlamamızı bekliyorlar.
Bu mesajlara dikkat etmek ve kulak vermek artık hayatla benim aramda keyifli bir oyun halini aldı.
Tavsiye ederim. Bu oyunda hep siz kazanıyorsunuz.
Nasıl mı oynanıyor?
Bu oyunun bazı kuralları var.
Bu oyunu çok ciddiye almalıyız, sabırlı olmalıyız, oyunu terk etmemeliyiz, inancımızı hep korumalıyız ve bu oyunu oynamaya karar verdiğimizi, kendimize ve hayata haber vermeliyiz ki sonra oyun bozanlık olmasın:)
Şaka bir yana hayatımda bu mesajlara hep kulak veririm.
Öncelikle bu oyunu oynamaya karar verdikten sonra, artık tek yapacağım şey etrafıma bakmak oldu.
Bir süre sonra, zaman zaman tıkandığım anlarda bu mesajlar bana yardım etti. Kararlarıma yön vermemi kolaylaştırdı. Blog yazma kararım da böyle bir zamanda oldu.
Bazen izlediğim bir film, bazen bir reklam, bazen bir kitap kapağındaki başlık yada kitabın içinde bir yerlerde saklı kelimeler, bir şarkı... Birçok yerde var bu mesajlardan.
Yeter ki biz bu oyunu oynamaya karar verelim:)
İhtiyacımız olan şey, bize bir şekilde ulaşır.
Eğer sizde bu oyunu oynuyorsanız, alın simit ve taze çayınızı, paylaşın, iki lafın belini kıralım...
Belki de karşı teziniz vardır, belki de doğrudur.
Bilmiyorum.
Belki de ben bazılarınız için mesaj yazmış olabilirmiyim?
Bip bip...
Heyyfi

1 yorum:

  1. bloğumu baştan okuduysan görmüşündür ki hıdırlez akşamı başlattım,aslında yemek kitabı ,her yemeğin anısı ile yazmak istemiştim kızlarım için ,küçüğün bloğu vardı ,o akşam ''anne niye blog yapmayalım sana,hem daha ayrıntılı,hem daha çok insan okur''6-7 senedir geziniyorum yemek bloglarda ,yani mesajları biraz geç de olsa aldım,dorudur ,bize mesajlar veriliyoru,ama bu hayat denen koşuşturmada geçip gidiyoruz ....

    YanıtlayınSil