Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

10 Mart 2016 Perşembe

VAKİTLİCE YAZAYIM DEDİM...

Seninle geçireceğim ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum... Hayatıma girmenle birlikte sağlıklı yaşamaya daha bir önem vermeye başladım. Daha çok su içiyorum örneğin. İyi besleniyor, egzersiz yapıyorum. Beni üzen şeyleri ve insanları hayatımdan uzak tutuyor, her anın tadına varmaya çalışıyorum...
Şimdi sana bir not yazacağım. Not dediysem, öyle üç beş cümlelik olanlardan değil elbet...
Bunu, anneden kızına geçen özel bir yemek tarifi gibi gör. Kaybetme. Sakla. Bir gün ihtiyaç duyarsan şöyle bir göz at, işine yaramayacağını düşünürsen tekrar yerine bırak. Bırak ama koyduğun yeri de unutma...


        
Önce en önemli konudan başlamak isterim... Kadınlığını sevme konusundan... Sevmek yerine korkunun öğretildiği dünyada, bunu anlaman çok önemli.
Genç kız olma zamanların geldiğinde, vücudunda oluşacak değişimleri sev ve şükret. Zira bütün bunlar sana bahşedilmiş değişimler. Göğüslerin ilk çıkmaya başladığında sakın ha utanıp sıkılma. Saklamak için kamburunu çıkarma. 
İlk regl olduğunda da sakın korkma. Her ay olacak bu. Sağlıklı bir kadınsın demektir artık...Aman ha arkadaşlarınla konuşurken bu duruma "hastalandım" deme. Bu hastalık değil, ayrıcalıktır yavrum...

İlk aşkının tadını çıkar. İlk aşklar ömrünün sonuna kadar seninle yaşayan en tatlı anılardır. 

İstemeden de olsa bir hata yaptığında yüzünün kızardığına emin ol. Bu seni daha iyi bir insan yapacaktır.

Egzersizi hayatından sakın ola çıkarma. Yaşın ilerleyip, menapoza girdiğinde çok işine yarayacaktır.

Bol bol su iç, sağlıklı yemekler ye. Dedikodunun olduğu yeri hemen terk et. İyi beslenmek sadece yiyerek değil, duyarak ve görerek te olur. Tercihini hep sağlıklı olandan yana kullan...

İnsanların gözlerine bak, bak ki kalplerini görebilesin, bak ki onlarda senin kalbini görebilsin.

Hayatta hiç bir eşyaya, duyguya, hele hele bir insana bağımlılık duyma.  Sevdiğin ve birlikte olmak istediğin için onlarla zaman geçir. 

Zaman zaman dolabını aç ve bir süredir giymediğin ne varsa ihtiyacı olanlarla paylaş.

Evde kek pişir. Mis gibi huzur kokusunu yaysın mutfağına, odalarına, salonuna... Sakın ha taze demlenmiş bir bardak çayı eksik etme yanında. Zira kek ve çayın dostluğu dillere destandır... 

Her daim şükret. Şükretmenin mucizevi gücünü yaşayacağını sana garanti ederim...

İnsanları olduğu gibi kabul etmeyi öğrendiğinde, emin ol ki daha az kırılacaksın.

Üzüntülerini içinde biriktirme. Unutma, içinde tuttuğun her zararlı duygu organlarına zarar verecektir.

Odanı sık sık havalandır, küçük bir vazoya taze çiçekler koy. Tatlı bahar rüzgarı tüllerini uçururken, sevdiğin bir müzik aç ve dans et... 

Fikirlerini cesurca savun. Bundan rahatsız olan insanlar çevrende elbet olacaktır. Umursama... Güçlü  ol...

Seni başka bir insana dönüştürmeye çalışan ve bunu yaparken kalbini kırmaya meyilli olan sevgililerin olursa hemen terk et. Çünkü o seni değil, yaratmaya çalıştığı karakteri seviyor demektir.
Başkalarının ne diyeceğine göre değil, vicdanının ne diyeceğine göre al kararlarını hep... Kaybetme korkusuyla alınan kararlar sadece kaybettirir kızım unutma...

Gücünü hep zekandan ve sevecen ruhundan al. Birileri gücün tek yolunun para olduğunu söylerse de sakın aldırış etme. Doğru değil yavrum...

Çay demle, en sevdiğin arkadaşını ara, "taze çayım var, simitleri de al gel, iki lafın belini kıralım" de. Gelsin arkadaşların. Gülün, konuşun, birbiriniz için ne kadar önemli olduğunuzdan bahsedin. Bu, ruhun en iyi ilacıdır.

Her yıl kar yağarken sana öğreteceğim şiiri oku pencere kenarında. Sonra bir dilek tut... Çok keyifli olacaktır.

Hayatta elde edeceğin kariyer yada paradan çok, nasıl bir insana dönüştüğünle övün.

Ha bir de, sana 1 yaş hediyesi olarak yaptırdığım gümüş kolyeyi hep sakla. Arada bir külle ov ki tekrar parlasın...

Ve kızım, anne olduğun gün, bu notumu tekrar oku... 

Şimdi bakıyorum da sana, makarna tabağına bir kase çorbayı boca ettin. Büyük titizlikle elde ettiğin bu karışımı önce o minicik yüzünün her bir noktasına sonra saçlarına ve en ihtişamlı final olarak  tüm kıyafetlerinin üzerine dökeceksin. Olsun... Kaşığı ağzına götürmek için verdiğin çabanın senin için ne kadar önemli bir hayat başlangıcı olduğunu biliyorum. Bunun için harcadığın yoğun mesaide, mideciğine giden kısım beni ilgilendiriyor, gerisi boş... Başardın...
Başaracaksın...
Her yaşında, yeni yeni başarıları, hayal kırıklıklarını, aşkı, kalp acısını, kutlamaların her rengini yaşayacaksın... Hayatın tadına varacaksın... Her yaşadığının bir sebebi olduğunu bil ve başına gelen herşeyi olduğu haliyle kabul et...

Kara gözlüm, hayatla savaşmak yerine, bu vakti yaşamanın tadını çıkarmak için kullanacağını umuyorum...

Seni Seviyorum...