Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

1 Ekim 2013 Salı

DENİZ-13

O yıl kış çok çetin geçiyordu. Deniz, omuzlarına aldığı battaniyeye iyice sarınarak mutfağa gitti. Sıcak ve taze demli bir çay içmek çok iyi gelecek diye düşündü. Taze demlenmiş çayın eve yayılan kokusu genç kadına hep huzur verirdi.Çok sık kullanmadığı mutfak eşyalarını koyduğu, rutubet kokan küçük dolabı açtı. Ev çok soğuk olduğundan, her biten bardakta tekrar mutfağa gitmemek için, anılarında çok özel bir yer tutan termosu taze demli çayıyla doldurdu.
Sarındığı battaniyeyle zorlukla yürüyerek, bir elinde termosu diğer elinde bardağıyla, gri duvar manzaralı koltuğuna oturdu. İlk bardağını doldurup, çayından bir yudum aldıktan sonra gözü sehpanın üzerinde duran termosa takıldı. Yıllar geçse de zihninde hep taze kalacak o gece, gözlerinin önünde tüm netliği ile belirdi...
---
Eşinden ayrılmış, küçük bir arabaya sığacak kadar eşyasıyla, hayatında yeni bir dönemin başlayacağı evin yolunu tutmuştu. O gece, ilk yalnız gecesi olacaktı. Taşınma işi bitmiş, eşyalar salona yığılmıştı. Deniz, kanepenin boş bulduğu bir köşesine ilişmiş, şaşkın şaşkın eve bakıyordu. Sanki kör karanlıkta kalmış gibi, gözlerinin bu koyuluğa alışmasını bekliyordu.
"Şu an ne yapmam gerek?" diye düşündü Deniz, ortaya birikmiş eşyalara çaresizce bakarken. O sırada hiç de hazır olmadığı bir şey gerçekleşmiş, ortalık gerçekten karanlık oluvermişti.
Elektrikler kesilmişti...
Korkudan nefes bile alamıyordu Deniz. Bulabileceği bir mum ya da kibrit yoktu ortalıkta. Kanepede oturduğu yerde hareket bile etmeden bekliyor, olup biten hiçbirşeyi kontrol edemediği için çaresizce durumu kabul etmekten ve boyun eğmekten başka yol bulamıyordu.
Kısa bir süre sonra Deniz, karanlık evde yankılanan sesle uzandığı kanepeden hızlıca doğruldu. Korkudan ve yaşadığı şoktan dolayı yerinden bile kalkamamış, olan biteni anlamaya çalışmıştı. Biri cama vuruyordu. Deniz korkudan battaniyenin altına saklanmıştı. Cama vurmaya devam eden kişi artık cevap alamayacağını anlamış ve belli ki gitmişti. Deniz cama gidip bakamamıştı bile neler olup bittiğine. İlk kez bir evde yalnız gece geçiriyor olmanın yanında bu olay onu o kadar korkutmuştu ki, kocaman, karanlık bir kuyuda ağır ağır düşüyor ve bu düşüşün nerede biteceğini kestiremiyor gibi hissediyordu. Saatler sonra artık yorgunluktan gözleri kapanmış, oturduğu yerde uyuyakalmıştı.
Sabah olmuştu. Deniz gözlerini açtığında, biten bir kabusun ardından yaşanan güvende olma duygusunu yaşıyordu. Dün gece gerçek mi yoksa rüya mıydı? Rüya değildi. Yalnızlığı kadar gerçekti olup bitenler. Peki cama vuran kimdi dün gece diye düşündü Deniz. Sorusunun cevabı çok geçmeden kapıyı çaldı.
"Kim o?"
"Benim Deniz, Rana..."
Deniz kapıyı açtığında yüzündeki şaşkınlık Rana hanım tarafından hemen farkedilmişti. Rana hanım ayrıldığı işyerinden bir arkadaşıydı. Deniz'in içinde bulunduğu duruma üzülmüş ve nasıl olduğunu merak etmişti. Çalışırken çok yakın ilişkileri olmasa da onu çok severdi Deniz. Bu sımsıcak gülümseyen kadın, Deniz'in son bekleyebileceği misafirdi. Şaşkınlık ve mutlulukla içeri davet etti misafirini Deniz.
Rana hanım, Deniz'in yeni hayatına başladığı bu eve şöyle bir göz atarak salona doğru yöneldi. Elindeki tombul, gri metalik renkli termosu sehpaya bıraktı.
"Son karşılaşmamızda dün için taşınacağını söylemiştin. Bir uğrayıp, yardıma ihtiyacın var mı demek istemiştim. Elektrikler olmadığı için dışarıdan zili sana duyuramayınca cama yöneldim. Sanırım uyuyordun. Sana çay getirmiştim." dedi.
Rana hanım yalnız yaşayan bir kadındı ve Deniz'e de bu ilk gecesinde destek olmak istemişti.
"Bu kargaşada mutfak malzemelerini bulamazsın, çayı da sevdiğini biliyorum." derken sıcacık gülümsüyor ve gözüyle de sehpanın üzerindeki termosu gösteriyordu.



Deniz o anda ihtiyaç duyduğu şefkat duygusunu hissetmiş, içi taze demli çay dolu termosla evine gelen bu düşünceli kadına minnet duymuştu. Gözlerinde damlamak üzere bekleyen yaşlar fırsat bulmuşcasına dökülmeye başlamıştı...
Rana hanım kapıdan çıkıp işe gitmek üzere ayrılırken, Deniz mutlulukla gülümsedi...
"Termosunuzu size ulaştırmak için benim işyerine gelmem doğru olmaz, ben sizi tekrar bekliyorum. Bu sefer çayı ben demlerim, hem de size termosunuzu iade ederim..."
---
Bir daha Rana hanım'ı ne gördü, ne de ondan haber alabildi Deniz. Termosu iade edememişti.
Yıllarca bu termos, evin en değerli mutfak eşyası olarak korunacaktı.
Vicdanın ve güzel yürekli olmanın bir simgesiydi artık Deniz için...
Bir daha Rana hanım'ı göremedi ama, bu termosa her baktığında ona sevgilerini ve minnetini gönderdi Deniz, yerine ulaştığını umarak...

- Posted using BlogPress from my iPad

47 yorum:

  1. İlk taşınılan evde elektrikler kesilmesi korku filmi gibi olmuş, Rana hanımın çay getirmesi hakikaten çok hoş ama bir daha ona ulaşamamış ya niye telefon filan etmemiş ki? Merak ettim şimdi illa ayrıntılara takılacağım takıntılıyım ya:)))
    bakalım sonraki bölümde nelere olacak yalnız çok ara veriyorsun ben unutuyorum önceki bölümlerde ne olduğunu bak haberin olsun:)))
    sevgilerimle öptüm heyficim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Müjde'ciğim, bu hikayeler blog yazısı olduğu için, yazının kısa olmasını hedefliyorum ve bazı detaylara girmiyorum.
      Ama merak ettiğin için açıklayayım canım...
      Deniz, işyerini arayamazdı. Cep telefonları o dönem herkeste yoktu ve Rana hanımın cep telefonu olsa bile Deniz'de numarası yoktu. Tek ulaşabileceği yer eski işyeriydi. Deniz Rana hanımın aramasını beklemekten başka bir şey yapamıyordu. Rana hanım da aramadı :)
      Bu arada artık hikayeler tek bölümlük. Ana hikaye kitapta olacak :))
      Sevgiler canım...

      Sil
  2. ne güzel yazmışsın okurken içim burkuldu en kötü olduğumuz anda bile hayat bize göz kırpar bu termos da onun simgesi olmuş gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım...
      Fotoğraftaki termos olayın gerçek kahramanı olan termos bu arada :))
      Sevgiler canım...

      Sil
  3. "Eşyaların; yaşamışlığı, hayat hikayeleri, görüp geçirmişliği olur mu?" derler bazıları:)) Güler geçerim. Aynı sen gibi ben de, onların yaşadıklarına ve yaşattıklarına saygı duyan, gözümü her kapatışımda, onlarla özdeşleşen kayıplarımı hatırlayan, neredeyse benimle yaşıt eşyaları ile dostça bir evi paylaşanlardan biriyim. Ne güzel şeydir, eline aldığın bir bardağın bile sana hatırlattığı anılar olması, onu eline alan göçmüş gitmiş olsa da, hafızanda o kareyi sana miras bırakan... Sevgiler hikayelerin prensesi:) Görüşmek üzere. Kaydettim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Nilgün'cüğüm, çok teşekkür ederim canım...
      Benim evimdeki süpürgenin bile ismi vardır :)))
      Kaydetmen iyi olmuş canım... Ben biraz karıştıdım tarihleri ama... :))
      Heyecanla 12 Ekimi bekliyorum :)
      Sevgiler canım...

      Sil
  4. Sevgili Heyficimm ,yine süper bir hikaye..Çayı zaten severdim şimdi dahada çok seviyorum..SEVGİLERİMLE..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nurşen'ciğim, çok mutlu oldum canım beğenmene...
      Çay gibisi varmı?
      Taze demli çay kokusu tüm dertleri alır götürür :)
      Sevgiler canım...

      Sil
  5. Uzun bir aradan sonra tekrar yazdıklarını görmek ne güzel.Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler ya, bu termos da senin için ömür boyu çok değerli bir anı olarak kalacak. Gene okurken tüylerim diken diken oldu. Çok etkilendim. Kitabını daha da heyecanla bekliyorum artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili İlhan, bu destekleyici sözleriniz bana güç veriyor.
      Fotoğraftaki termos, hikayede geçen termosun ta kendisidir :)
      Bu arada verdiğin fikirle kitabın ilk bölümünü yazmaya başladım bile. Kitabın yazımı yarısına gelmişti ama ilk bölümü henüz yoktu. Artık yazılıyor :)
      Çok teşekkür ederim tekrar.
      12 Ekim için çok heyecanlıyım :)
      Sevgiler...

      Sil
    2. Ne mutlu o kadarcık bir katkım da olsa.

      Sil
  6. Aaa Rana Hanım'ın bir daha görünmemesi gizem kattı işin içine, valla Hızır o sıfatta mı göründü sana nedir? Yalnız değilsin unutma diye nişan bile bırakmış sana...
    Bu belki de uçuk yorumdan sonra iyi geceler dileyip kaçıyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))
      Elif'im çok tatlısın...
      Belki de bana çok önemli bir insanlık değerini hatırlatacak bir nişan bıraktı. Hala da evimde özenle korurum bu termosu...
      Bu arada doğum gününü buradan da tekrar kutlarım canım terazim...
      Sevgiler...

      Sil
  7. Dram'da en az sevinç kadar hayatın içinde ve Deniz diliyorum enerjisi yüksek ve merhametli insanlar karşısına çıktıkça güçlenecek, toparlanacak ve tekrar tutunacak.Taze demlenmiş dostlar edinecek umuyorum kendisine. :)
    Sevgilerimle canım, öpüyorum özlemle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Öznur'um, çok haklısın...
      Hayat bize her daim hediyeler sunar...
      Bu bazen bir kişi, bazen bir kitapla yada filmle gelen ilham, bazen de yaşadıklarımızdan çıkardığımız sonuçlar...
      Hepsi bir armağan aslında yeter ki açıp içinden çıkana bakalım ve her ne çıkarsa çıksın teşekkür ederim...
      Sevgiler gönderiyorum canım arkadaşım...

      Sil
  8. Sıcak bir kalp ilaç gibi olabiliyor değil mi? Herkesin hayatında bir Rana olması dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanında yamacında olan sıcak kalpler her daim en etkili ilaçtır gerçekten...
      Amin diyorum canım :)
      Sevgiler...

      Sil
  9. Deniz, Rana Hanımdan haber alamamış ama hiç unutmamış...bazen küçük şeyler unutulmayan anılar bırakır insana, ömür boyu tatlı bir gülümseme ile hatırlamak için...

    Sesini duymak çok güzel :))

    Sağlıklı ve mutlu günler dileklerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım...
      Uzun süren sessizliğimde arayıp sormuşsun...
      İşte Rana hanım olmak böyle birşey galiba... :)
      Çok şanslıyım sizler gibi blog yazarı arkadaşlarım olduğu için...
      Sevgiler gönderiyorum canım...

      Sil
  10. Ben sizin bloğunuzu takip ediyorum. Kaç ay oldu yazmıyordunuz. Her gün bakıyordum. Nihayet geri döndünüz. Merhabalar, Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Bahar, çok teşekkür ederim...
      Bu bloğun sadece yazarıyım ama sizler buraya gerçek ruhu verenlersiniz...
      Bu güzel desteğiniz beni çok duygulandırdı...
      Arada aksamalar olsa da ben hep buradayım ve burada olacağım :)
      Çayım da her daim taze olacak tabi. Yokluğumda da sizler çayın tazeliğini koruyorsunuz aslında :)
      Tekrar çok teşekkür ederim...
      Sevgiler gönderiyorum sana...

      Sil
  11. Böyle zorluklarla karşılaşmak çok güç olmalı. Okurken üzüldüm onun için ama, o bütün bu zorlukların altından çok daha güçlü olarak çıkacak. Deniz'i tekrar okuyabildiğim için sevindim.
    Yüreğine, eline sağlık Heyyfim. Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Deniz'ciğim, aslında bu yaşadıkları birçok insanın günlük hayatında yaşayabileceği şeyler.
      Haklısın Deniz bu tecrübelerin içinden çıkarken daha da güçlenerek çıkacak. Bu fırsatları iyi kullanabilecek. Şanslı olacak bu konuda...
      Uzun bir aradan sonra tekrar buluşmak çok güzel gerçekten :)
      Sevgiler canım...

      Sil
  12. Ben sizin bloğunuzu takip ediyordum. Epeydir yazmıyordunuz. Bugün yazınızı okudum, sevindim. Hoşgeldiniz, Sevgiler......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazınızdan anladığım kadarıyla siz Bahar'sınız :)
      Tekrar çok teşekkür ederim.
      Çok yoğun bir dönemi yeni geride bırakabildim. Umarım bundan sonra daha sık dertleşiriz burada :)
      Sevgiler gönderiyorum...

      Sil
  13. Bu tür öyküleri seviyorum. Zorluklarla dolu yaşamda dayanışmanın, sevginin mucizeler yaratabileceğini, umut etmenin verdiği gücü ve yaşama sevincini düşünmeme neden oluyor.Öykünün kahramanı bir şeyler başarınca mutlu oluyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deniz'in hikayesi bu tür öykülerle dolu canım...
      Önemli olan bu değişim ve mucizelere açık olmak ve kabulde olmak. Biliyorum bu tür söylemler son zamanlarda çok moda ama, bu durumu en derininden anlıyor ve yaşıyorsak gerçekten hayat hediye paketlerini önümüze seriyor...
      Güzel yorumun için çok teşekkür ederim canım...
      Begonvilli eve sevgiler gönderiyorum Ankara'dan :)

      Sil
  14. Heyyficim Rana nerelerde şimdi acaba ? Rana gibi eski komşularımdan birinin çay tepsisi bende kalmıştı. İzini kaybettim. Tepsiyi saklıyorum belki günün birinde karşılaşırız kimbilir diye.

    Ama daha sık yazsan bu hikayeyi canım ya da kitap çıksa da çabucak okusam :) Sevgilerimle arkadaşım..Biraz sabırsızım yaa :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başak'cığım çok tatlısın :)
      Ne kadar önemli bu destek dolu sözleriniz benim için anlatamam ...
      Kitap yazımı hala devam etmekte. Deniz'in hikayesinin ana bölümü burada olmayacak. Kitapta olacak :(
      Ben de o kadar heyecanlıyım ki aslında sizlere "kitap raflarda" diye haber vermek konusunda...
      Herbirinizin desteği çok önemli benim için canım...
      Çok teşekkür ederim...
      Sevgiler gönderiyorum sana...

      Sil
  15. Dün de okumuştum, şimdi de dakikalarca takıldım kaldım. Olağanüstü akıcılıkta bir anlatım. Kitabınız ilk çıktığında ilk alanlardan olacağım.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehmet Bey, sizin gibi bir ustadan bu güzel sözleri duymak beni çok mutlu etti. Çok teşekkür ederim. Büyük destek veriyor bana bu sözleriniz...
      Ankara'dan sevgiler gönderiyorum size...

      Sil
  16. Heyyfi'ciğim bloguna ilk geldiğimde beni çay ve simit davetin çok etkilemişti o kadar sıcak duygular aldımki senden. Çok sık yorum bırakamasam da takip etmeye çalışıyorum..Deniz çok güçlü dahada güçleneceğinden eminim.Kitabını bende heyecanla bekliyorum.
    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Mehtap, bu güzel ve sıcak sözlerin için çok teşekkür ederim ...
      Senin elinden çıkan sanat eserlerini izlemekte bizlere sıcacık duygular veriyor.
      Desteğin için de çok teşekkür ederim canım... Dilerim birlikte kutlarız burada kitap çıktığında :)
      Sevgiler canım...

      Sil
  17. Heyficiğim deniz i kendime ne kadar çok yakın hisettim bilsentıpkı seni görmeden yüzyüze gelmeden yakın hissettiğim gibi. Hepimiz yaşamımızda bir takım olumsuzluklarla karşılaşmışızdır. Böyle zamanlarda bir bardak çay yada kendini çok yalnız hiisettiğin bir anda çalınan kapı ve açtıoğınızda içten bir gülümseme sizi yeniden hayata daha da sıkı sıkıya bağlar. Hepimizin hayatımında hep böyleleri olsun dilerim.. Bu arada bir türlü görüşemedik ne olacak bizim bu koşuşturmamız bilmiyorum ama çok da arzu ediyorum buluşmayı. aslında tarihi belirleyip ona hepimiz kendimizi ayarlasak mı.. Kocaman sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Şükran'cığım, çok teşekkür ederim...
      Dediğin gibi gerçekten burada kurulan arkadaşlıklar çok farklı. Belki de en yakınlarımızın bilmediği yönlerimizi, kendimizi anlatarak birbirimizi çok daha iyi tanıma şansı buluyoruz. Yüzyüze tanıştığım hiçbir arkadaşım da beni yanıltmadı. Aynı burada tanıdığım gibiydiler. Seni de tanımayı çok istiyorum canım.
      Bayramdan sonra ilk iş buluşalım ve birlikte iki lafın belini kıralım. Kızlara da haber veririz, onlar da çok mutlu olurlar eminim...
      Sevgiler gönderiyorum canım sana...

      Sil
  18. Canım,
    Her zamanki gibi okumak çok keyifli yazdıklarını,
    Dilin o kadar akıcı ki,
    Hiç bitmesin de uzun uzun okuyayım isteği uyandırıyor,
    Gözümde canlandırarak hayal ederek okuyorum yazdıklarını
    seninle olmak harikaydı bu öğlen,
    O güzel yüzünü görmek çok iyi geldi bana,
    En kısa zamanda buluşmak üzere diyorum
    1 saat nasıl geçti anlamadım,, doyamadım,
    Daha bir sürü şey kaldı konuşamadığımız,
    Sevgiler, güzel haftasonları diliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Maviannem, çok mutlu oldum senden gelen bu beğeni sözlerine. Sizler gibi güçlü kalemlerden bunları duymak bana çok büyük bir destek gerçekten...
      Seninle geçen 1 saati ben de anlamadım, su gibi aktı geçti.
      En kısa sürede bana bekliyorum seni, sıcacık taze demli bir çay içmek için...
      Fotğrafımızı mailine gönderdim canım...
      Sevgiler gönderiyorum sana annelerin en mavi bakanı :)

      Sil
  19. Canım Heyyfim gene okurken hiç bitmesin istedim...Bir fincanı kırk yıl hatırı vardır ya denizde bu zor günlerinde gelen misafirini yıllar geçse bile hiç unutamamış..Canım seni tanıdığıma çok çok mutlu oldum gönlü güzel arkadaşım kitabının çıkmasını dört gözle bekliyorum:)) öpüyorum seni sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Elif'ciğim, çok teşekkür ederim...
      Gerçekten bazı anlar, bazı duygular yıllar geçsede unutulmuyor...
      Ben de seni tanıdığım için çok mutlu oldum canım...Tertemiz kalbinin sıcaklığı, yazılarında olduğu gibi seni tanıyıncada hissediliyor...
      Desteğin için çok teşekkür ederim canım...
      Sevgiler gönderiyorum...

      Sil
  20. Agustos ayinda ara verdigim kitabin sayfasini simdi yine actim yine 1 sayfa okudum ve gozlerimi silerek kapattim kitabimi koydum basucuma..bir sayfa daha okuycam sonra bir sayfa daha...kitaplarimin arasindaki en degerli yerde bosluk biraktim..bekliyorum..kalbi guzel kendi guzel yazara kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Emel'im, bu ne güzel, ne sıcak ne özel sözler böyle...
      Gözlerim dolu dolu oldu okurken...
      Bunun ne kadar büyük bir destek olduğunu anlatamam sana...
      Senin ve diğer arkadaşlarımın bu destekleri bana kitabımın yazım aşamasında büyük güç veriyor...
      Çok teşekkür ederim canım kardeşim...
      Sana sımsıcacık, sevgiyle sarılıyorum...

      Sil
  21. Ne güzel yazıyorsun, sevgiler canım ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım...
      Destekleriniz bana çok iyi geliyor :)
      Sevgiler...

      Sil
  22. Hadi amaa ne zaman çıkacak bu kitap. Heyecanla bekliyorum.ayrıca instagramın yokmu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Böcüğüm, inan ki bloga bile zor yetişiyorum yoğunluktan... İnstagram şu dönem çok uzak bana :)
      Bu yüreklendiren yorumlarınız bana çok büyük bir güç Böcüğüm...
      Kitap yazımı devam ediyor ama ne zaman biteceği daha belli değil :)
      Öpüyorum seni ve Böcükleri :)

      Sil
  23. hayat her zaman şaşırtır, rana hanım güzel bir örnek. beklemediğin bir anda hem de 'taze çay'ıyla gelmiş. sevilmek, merak edilmek güzel bir duygu. her zaman çevrenden hiç eksik olmasın böyle insanlar heyyfi'cim.
    kucak dolusu sevgiler, selamlar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım...
      Sizlerle hayat çok güzel gerçekten :)
      Öpüyorum seni...

      Sil