Neden "Çayım taze..."?

Aklıma geldiğinde içimi ısıtan bazı anlar vardır.
Bunlardan çocukluğuma dair hatırladığım; annemin, sabahtan akşama kadar sokaklarda oynadığımızda ve heryerimiz toz-kir içindeyken, bizi içeriye alma çabasıyla seslenişidir: "Çocuklaaar, hadi artık akşam soğuğu çıktı, içeriyeeeee!!!"
Artık akşam soğuğu çıkmıştır, bundan korunacağımız, ısınacağımız, temizleneceğimiz yuvaya çağrılmaktır bu. Güven verir, huzur verir, içimi dinginleştirir. O günlerde de, şimdi de...
Artık yetişkinim. Beni akşam soğuğu çıktığı için eve çağıran ses yok. Hâlâ zaman zaman akşam soğuğu çıkıp, üzerime bir hırka almam gerekse, içim ısınır, güvende ve huzurlu hissederim. Sanırım örgü örmeye başladığımdan beri, bu yüzden hep hırka örüyorum:)
Annem'e Sevgilerimle...

Gelelim bugüne...
Büyüyünce içimi ısıtan cümlelerden biri; telefonun ucundaki bir dosta,
"Çayım taze, sıcak simitleri al gel" demek...
Bu cümle benim için dostluk demek, huzur demek, paylaşmak demek, hadi gel demek, gel de iki lafın belini kıralım demek. Davet eden de olsan, edilen de, ne fark eder ki?
Çayım taze...
Hadi alın sıcak simitlerinizi, peynirlerinizi, gelin bloğuma, iki lafın belini kıralım :)

Heyyfi

19 Mart 2013 Salı

DENİZ-7

Aradan yıllar geçmiş, okul bitmiş ve Deniz artık evli bir kadındı.
Eşinin ailesinin hediye ettiği bir evde oturuyorlardı.
Akşamları iş çıkışı, evine ulaşmak için yürümesi gereken çok dik bir yokuş vardı. Deniz özellikle kış akşamlarında buradan yürümekten çok korkardı. Kışın erken kararan havası soğukla birleşir, insanın içine korku salardı.
O gün de Deniz işten çıkmış, evine gidiyordu. Yokuşu tırmanmaya başladı. İçinden şarkı söylüyor, bu şekilde korkusunu yenebileceğini düşünüyordu.

Yokuşun yarısına geldiğinde arkasından gelen belli belirsiz ayak sesleri duymaya başlamıştı. Dönüp bakmaya cesaret edemiyor, karşılaşma ihtimali olan kötü sürprizleri aklına getirmemeye çalışıyordu. Birkaç adım sonra, peşindeki ayak sesleri daha da belirginleşmeye başlamıştı.
Deniz hızla arkasına döndü ve hiç de güven vermeyen biçimde sırıtan delikanlıyı gördü. Çocuğun Deniz'i çok korkutan birkaç lafının üzerine, Deniz panikten kaynaklı plansızlıkla bağırmaya başladı. Çocuk da paniklemiş, cebinden bir bıçak çıkartmıştı.


O ıssız yokuşun tepesinde aniden bir arabanın farları belirdi. Gelen bir taksiydi. Deniz taksinin önüne doğru kendini attı, bir yandan ağlıyor bir yandan da taksi şoförüne durması için bağırıyordu. Taksi durdu ve evine sadece 20-30 adım kalmış olan Deniz kendini taksiye attı.
Elleri titreyerek kapıyı zor da olsa açtı, eve girdiğinde nefes alamıyordu.
Kendine geldiğinde kısa süreli bir baygınlık geçirdiğini anladı.
Ertesi gün, "artık bir doktora gitmem gerek" dedi eşine, "sanırım bende de annem gibi guatr var, dün nefesim o kadar daraldı ki herhalde bu yüzden bayıldım".

Üç gün sonra Deniz doktora gitmiş, oradan başka bir doktora yönlendirilmişti.
Muayene bitmiş, sıra durumu ile ilgili bilgi almaya gelmişti.
Kısa bir girişten sonra doktor, "kalbinde doğuştan bir delik var kızım, acilen ameliyat olman gerek" demişti.


O an dünyadaki tüm sesler sustu. Deniz olup biteni anlamaya çalışıyordu. Bu, ne anlama geliyordu? Sanki dünyanın ortasında kocaman bir çukur açılmış ve Deniz, hızla sonunun nerede geleceğini bilemediği bu çukura düşmekteydi.
Ağlamaya başladı. Ankara Kızılay'daki bu yere gelmeden hemen önce normal bir hayatı vardı, şimdi buradan hayatının yeni bir dönemine başlamak üzere çıkıyordu.

(Devam edecek...)
Heyyfi


- Posted using BlogPress from my iPad

45 yorum:

  1. Birini hikayelerle tanımak çok zevkli. Bir nefeste okudum yine.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım arkadaşım, çok teşekkür ederim.

      Sana sevgilerimi gönderiyorum...

      Sil
  2. Gerilim filmi gibi ! ! ! Sanırım kadın olsun, erkek olsun gece yürüyen herkes yanında bayıltıcı hatta tabanca filan taşımalı...
    hay Allah kalbi delik mi! ! ! Ne olacak şimdi? :(((

    canım eline sağlık, Bücürük'le sevgilerimizi bıraktık..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müjde'ciğim, nerelerdesin, ben de seni merak ediyordum. Umarım bilgisayarın tamir olmuştur. Yazılarını çok özledik...

      Korku filmi gibi gerçekten:)
      Ama Deniz bu kadar korkmasaydı hastalığıda ortaya çıkmayacaktı. İyi oldu aslında ama haklısın kendimizi koruyacak bir yol bulmalıyız.

      Canım seni ve Bücürüğü öpüyorum...

      Sil
    2. canım epey uğraştırdı, götürdüm, araya cts, pazar girdi, salı yapıldı dedilerr gittim aldım, ertesi gün yine çöktü! akşam olmuştu perşembe yine götürdüm, yine yapıldı ertesi güne kalmadan yine çöktü! ! ! artık başka ve eskiden methini duyduğum bir yere götürdüm, meğer harddiski ve modemi arızalıymış, arızalı ne var ne yok yaptılar, o ilk yere verdiğim para boşa gitti:(

      haklısın hani derler ya şerde de bir hayır oluyor bazen!...
      biz de seni öpüyoruz canım..

      Sil
  3. Ahh çok kötü bir olay yaşamış Deniz ama olaya bir de şu açıdan bakalım, erken teşhis konmasında faydası olmuş. Bu yüzden bıçaklı serseriyi önce dövmek, sonra da ona teşekkür etmek lazım :)

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle haklısın canım. Bu sayede Deniz doktora gitmeye karar verdi.
    Boşuna dememişler değil mi her şerde bir hayır vardır diye:))
    Öptüm canım seni...

    YanıtlaSil
  5. her işte bir hayır vardır bu mu oluyor acaba?? en çok korktuğum şeyi yaşamışsın, üstüne bu teşhis tuz biber ekmiş!
    bak bu bölüm çok etkili ama çok kısaydı. demedi deme:))
    öpüyorum seni heyyfim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))))
      Canımıniçi arkadaşım, yazarken zaten sen aklıma geldin. kesin Asortiğim kısa bulacak dedim ve haklı çıktım:))

      Gerçekten her işte bir hayır vardır sözü boşuna değil bence.
      O akşam bu korkuyu yaşamasaydı Deniz, belki de kalbi daha fazla dayanmayacaktı.

      Ankara'dan sana kocaman sevgiler gönderdim canım arkadaşım...

      Sil
  6. Kötü bir olay bizim hiç bilmediğimiz iyi sonuçlara yol açabiliyor.Hastalığını erken öğrenmesi onun için belkide hayırlı olacaktır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru.
      Bu can sıkıcı olay olmasaydı belki de Deniz hastalığını daha da geç öğrenecekti.
      Katkın için çok teşekkür ederim...
      Sevgiler...

      Sil
  7. Heyyfim,
    Deniz'in o yokuşta yaşadıklarını okuyunca çok üzüldüm. Pek çok kadın malesef yaşamıştır:(
    Kalp ameliyatı mı , Deniz bu savaştan galip çıkacak gibime geliyor.
    Öptüm canım:)


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Elif'im, bu ne yazık ki çok kişinin başına geliyor.
      Deniz atlatacak gibi görünüyor bu ameliyatı:))

      Sevgiler terazilerin en beceriklisi, en tatlısı...

      Sil
  8. Bir çırpıda okudum Heyyficim dediğin gibi her işte bir hayır vardır. Ama geceleri biz bayanlar için sokaklar hiç güvenli değil.Hikayenin devamını sabırsızlıkla bekliyorum:)sevgilerimle canımm...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Elif, kesinlikle haklısın. Keşke böyle olmasaydı ama ne yazık ki durum bu...

      Yorumunla bulunduğun katkın için çok teşekkür ederim...
      Sevgiler Elif:)

      Sil
  9. Hikayelerinde uyguladığın teşbih-i beliğ'ler çok başarılı canım arkadaşım.
    Bana öyle geliyor ki, Deniz iyileşse dahi o yokuşta başına gelenleri unutamayacak ve taşınmak isteyecek Heyyficim, merakla bekliyorum.
    Sevgiyle kucaklıyorum seni canımm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim canım.
      Kesinlikle haklısın, Deniz asla unutmayacak ve bu olay başına geldiği için hep teşekkür edecek:)
      Seni öpüyorum canım, sevgiler...

      Sil
  10. eh ne demişler kötü başlangıçlar güzelliklere götürürmüş, devamında her şey güzel olacak gibi:))
    sağlıklı ve mutlu günler diliyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu anlatılan dönemler, Deniz'in hayatındaki zor ama çok şey öğrendiği dönemler aslında. Sonrası hediyesi olacak sanırım:)
      Sevgiler canım...

      Sil
  11. Öyle yerlerde kesiyorsun ki herhalde senin zamanında yoktu, eskiden radyoda arkası yarınlar vardı. En heyecanlı yerinde keser, o anda bütün ev halkından protesto sesleri yükselirdi. :)) O yaşa kadar kalbini delik olmasını anlamaman olağanüstü bir durum. Kalbi delik insan daima bitkin, halsiz oluyor. Merakla bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))))
      İlhan ben de hatırlıyorum arkası yarın günlerini. Çocuktum o zamanlar ve annemle dinlerdik.
      Benimkiler birde arkası haftaya üstelik:)))
      Kısa olmasının sebebi, blog yazılarında uzun olan yazılar sıkıcı olabilir diye düşündüğümden aslında, ama böyle düşünmen ve beğenmen beni çok mutlu etti...
      Deniz, çocukluğunda da çok halsiz ve yorgun büyüyen bir çocuktu ve adı aile içinde tembele bile çıkmıştı. Fark edildiğinde 25 yaşındaydı. DEniz 71 doğumlu ve o yllarda şimdiki gibi bebeklerdeki problemler hemen anlaşılamıyordu...
      Şanslıymış ki, geç de olsa farkedildi:)
      Bu güzel katkın için çok teşekkür ederim sevgili İlhan...
      Sevgiler...

      Sil
  12. Devamını bekliyorum. Bloğumda nevresim takımı hediyeli çekilişim var. Katılırsan çok mutlu olurum.

    http://www.bakbuharika.com/2013/03/evideacomdan-1-kisiye-cift-kisilik.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Çekilişlere katılmıyorum ama büyük bir zevkle bloğunuzu ziyaret edeceğim.
      Sevgilerimle...

      Sil
  13. İyi ki o taksi çıkmış karşısına, yoksa sonucu düşünemiyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de düşünemiyorum:))

      Sevgiler...

      Sil
  14. Her şerde bir hayır var sözü boşuna söylenmemiş demek ki!
    Öyle bir durumla karşılaşmak gerçekten ürkütücü bir durum ama O sapığın bilmeden Denize faydası dokunmuş canım.
    Merakla sonucu bekliyorum.
    Bu aralarda ki yoğunluğumdan dolayı kaçırdığım bölümleri de okumaya gidiyorum.
    Sevgilerimle ve heyecanla bir sonraki yazını bekliyorum canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru Seval'ciğim, bu olay olmasaydı Deniz için hayat belki de çok farklı bir yöne gidecekti.

      Bu arada çorba tariflerine bayıldım:))
      Sevgiler canım...

      Sil
  15. Cook korkuuunnncc!! Tabii ki panikler insan. Allah seni esine ve de bizlere bagislamis! Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))
      Teşekkürler Şule'ciğim...
      Sevgiler...

      Sil
  16. günaydınlar:)))
    deniz neler yaşamış canım ya:))

    YanıtlaSil
  17. biliyomusun ben bu aralar pek bi duygusal oldum herşeye ağlamaklıyım..nasıl yani hiç daha önce ortaya çıkmamış mı?hayatın nerede ne getireceği belli olmuyor:( hadi bekliyorum devamını.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Morpuanlım, normal şu günlerde hassas olman, annelik seni daha da duygusal yapıyordur...
      Ortaya çıkmamış, aslında çok belirti varmış ama adını tembele çıkarıp, böyle sanmışlar:))

      Bunların hepsi aslında Deniz'e çok güzel şeyler getirecek canım:))
      Sevgiler sana ve bebişine:)

      Sil
  18. merhaba canım,
    bloğunu çok beğendim takibe aldım...bana da beklerim. sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim...
      Mutlaka uğrayacağım.
      Sevgiler...

      Sil
  19. devamını merakla bekliyorum
    sürükleyici bir hikaye

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Mavianne.
      Sevgilerimle:)

      Sil
  20. nasıl olur da kaçırmışım seni canım...okurken saçlarım dim dik oldu ....Denizcim kim bilir daha neler görmüş bu hayatta ....çok ,çok mutlu olmanı dilerim canım benim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Mazesim...
      Bu arada pelte tarifin beni benden aldı canım. Yarın hemen yapacağım bende:))
      Sevgiler Mazesim...

      Sil
  21. heyffi denizin hikayesini nefessiz okuduğum bilmelisin (bu sıralar işler yoğun. her seferinde yorum bırakamıyorum) umarım herşey denizin lehine gelişir.. benim küçük kızım da buna benzer bir korku atlattı ve yanında devamlı bayıltıcı minicik spray taşır oldu .kocaman sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şükrancığım, çok teşekkür ederim canım.
      Bu tür şeyler gerçekten çok korkutucu ama bu durum Deniz için iyi bir şekilde sonuçlandı:)
      Sevgiler canım...

      Sil
  22. En çok korktuğum şey :( karanlık basınca dışardaysam eğer hep peşimden biri geliyormuş gibi arkama bakarım. Çok tedirgin edici. İyiki o taksi tam zamanında çıkmış önüne. Üzüldüm :( yeğeniminde kalbi delik ortaokul sıralarında öğrenmiştik halen her sene kontrole gider. Umarım Deniz'de iyi olucaktır bekliyorum devamını...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karanlıkta yürümek gerçekten böyle bir tedirginlik veriyor Aslıcığım...

      Bazı kalp delikleri, zamanla kapanıyor yada o şekilde hayata devam edilebiliyormuş.
      Bazen de ameliyat gerekebiliyor ne yazık ki...
      Sevgiler canım...

      Sil
  23. merhaba çok güzel bir blog elinize sağlık takibe aldım:) hemen çayınızı doldurun ve benim bloguma girin çay keyfi kitapsız olmaz;)
    http://myworldinthebooks.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blog dünyasına hoşgeldin Fatih.
      Bloğun gerçekten çok güzel ve keyifli.
      Eminim sıradaki birçok yazını keyifle okuyacağız...
      Sevgiler...

      Sil